Son Dakika

MB'nin faiz kararı sonrası piyasalardaki son durum ne? Uzman İsim yorumladı

A A

19.11.2021 - 10:45 Son Güncelleme:

Merkez Bankası'nın Kasım ayı faiz kararı yine indirim yönünde olunca piyasalar hareketlendi. CNN TÜRK Ekonomi Danışmanı Prof. Dr. Sefer Şener, "Piyasalardaki hareketliliğin devam etmesi bekleniyor mu? Durulma ne zaman görülür?", "Bu faiz indirimi ile birlikte kamu kredilerinde yansıması görüldü. Vatandaş nasıl etkilenecek?", "Kararda, ''Sınırlı alan kaldığı'' vurgusu yapıldı. Bu ne demek?" sorularını canlı yayında yanıtladı.

Dövizdeki yükseliş yani piyasalardaki hareketliliğin bir sebebi var. Aslında bizim beklediğimiz gibi kamuoyunun da bir beklenti vardı. işte o 50 ile 150 arası ve nihayetinde tam ortası denk geldi. Tabi 100 olarak gerçekleşti. Aslında piyasa bunu satın almaya başlamıştı önceki haftadan itibaren. Yani bu bekleniyordu.

Bir oynaklık vardı kurda, fakat bundan sonra da bunun devam etmesinin bir sebebi var, o da Merkez Bankası'nın bu politika faizini 15 e çekerken kullandığı dil. Yani orada Merkez Bankası şunu söylüyor, ben Aralık ayında da devam edeceğim şeklinde algılandı. Merkez Bankası'nın söylemi yani herkes artık Aralık ayında da bir 100 baz puan gelebileceğini düşündüğü için bu hareketlilik devam ediyor. Aynı zamanda orada bir ifade var. Merkez Bankası kurdaki bu oynaklığın enflasyondaki artışın ana sebebi olarak gösteriyor. Yani tedarikteki sıkıntıları hammadde fiyatlarındaki artışları yani işin boyutu, finansal istikrar. Yani fiyat istikrarından ziyade finansal istikrar olarak değerlendiriyor Merkez Bankası. O yüzden bu oynaklık gerçekleşiyor.

Aynı zamanda şuna da dikkat etmek lazım. Tabi ki bizim toplumumuzun tasarruf anlayışı çok farklı boyutlarda. Yani Avrupa'nın, Amerika'nın tasarruf anlayışı işte borsayla oluyor. Tahvil ile hisse senedi ile vs. Değerlendiriliyor ama bizim toplumumuzda uzun süredir bir alışkanlık var. Çok önceden gelen oda dövize altına yönelik tasarruf anlayışı. Dolayısıyla bu anlamda düşündüğünüzde faizlerinde tekrardan düşeceği beklentisi oluşunca Merkez Bankası tarafından doğal olarak piyasalarda bir yukarı yönlü, aşağı yönlü volatilite oluyor.

Fakat şunu da gözden kaçırmıyoruz. Evet volatilite var. Kur da çok ciddi anlamda artış azalış yaşanıyor. Merkez Bankası'nın elinde bu veriler var ama, piyasada çok ciddi anlamda alış satış yok. Yani derinlik yok. Tam tersine Merkez Bankası'nın iletişiminde herhangi bir şekilde tersine bir unsur piyasaya lanse edilse şu anda, Merkez Bankası o öngörülebilirliği daha iyi tasarlanması gerekiyor.

Böyle bir öngörü piyasaya lanse edilse şu anda piyasada derinlik olmadığı için otomatik olarak bu kurların çok hızlı şekilde geri çekildiğini görebileceğiz.

Merkez Bankası ana hedefin cari açıkla ilgili olduğunu söylüyor gördüğümüz kadarıyla. Dolayısıyla buradaki politikada Aralık'ta bir indirim daha gelecek ama aynı zamanda Merkez Bankası şunu da söylüyor, bu arz kaynaklı enflasyondaki kurlardaki artış ilk çeyreğe kadar devam edecek.

Yani "Mart Nisan'a kadar bu iş biraz daha azalmış olacak" diyor. Dolayısıyla biz buradan o zaman şunu da anlayabiliyoruz. Aralık'ta 1 indirim yapacak ama Merkez Bankası'nın bu beklentisi gerçekleşirse, yani söylediği gibi Mart'a kadar bu arzla ilgili sorunlar azalmaya başlarsa, o zaman diyoruz ki o zaman ilk çeyrekte de Merkez Bankası indirim yapabilir. Fakat şunu unutmamak lazım, bu bir öngörü. Bu bir iletişim mekanizması.

Enerji fiyatlarında bir gevşeme var, tahıl fiyatlarında vs. bir gevşeme var. Son dönemde kısmi olarak var ama bu iş devam edebilecek gibi de gözüküyor. Bir taraftan şu anki Amerikan Merkez Bankası'ndan gelen mesajlar, Hazine Bakanlığı'ndan gelen mesajlar bu işin öyle hemen birinci çeyrekte çabucak aşağı yönlü ivmelenmeyebileceğini gösteriyor. O yüzden işte diyoruz ki Merkez Bankası'nın iletişiminin öngörülebilirliğin daha iyi idame edilmesi lazım. Yani bu oynaklığı gidermenin yolu bu iletişimin piyasalara net verilmesi, daha iyi verilmesi... Bu iletişim piyasalar tarafından algılandığı zaman bu oynaklığı görmeyebileceğiz.