Son Dakika

Merkez Bankasının kararı ne anlama geliyor?

A A

18.11.2021 - 14:07 Son Güncelleme: | Haber Kaynağı: CNN TÜRK

Merkez Bankası, politika faizi 100 baz puan indirerek yüzde 15'e düşürdü. Merkez Bankası'nın faiz kararı ne anlama geliyor? Prof. Dr. Sefer Şener, kararı CNN TÜRK'e yorumladı. "İş dünyasına daha düşük finansman sağlanması amacıyla bu yönde bir karar alındı." dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. TCMB Para Politikası Kurulu, yüzde 16 olan politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 15 olarak belirledi. 

 

Peki faiz kararı ne anlama geliyor? İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Levent, Merkez Bankası'nın 100 baz puanlık faiz indirimini CNN TÜRK canlı yayınında yorumladı. Levent şunları kaydetti:

Aslında Merkez Bankası şunu söylüyor, sınırlı alan hala var demektir bu. Ve aralık ayındaki toplantıda biz bu sınırlı alanın bitip bitmediğini değerlendireceğiz şeklinde söylüyor. Bunu şöyle yorumlayabiliriz, piyasanın beklediği gibi, evet, şu anda 100 baz puanlık bir indirim geldi ve muhtemelen piyasa aralık ayı içinde bir 100 baz puanlık daha indirim bekliyor. Yani bu şu demek Merkez Bankası sınırlı alanın hala bitmediğini, aralık ayında da bunun yeniden değerlendirileceğini, eğer aralık ayında bu verilen. Doneler ışığında yeni versiyon birtakım verileri gelirse Merkez Bankası'nın eline o zaman bunun tekrardan değerlendirilebileceğini söylüyor. Bu şu demek bu aralık ayında bir faiz indirimlerinin devam ettiğini göreceğiz demektir. Bunun anlamı tam manasıyla bu en önemli kısım bence metindeki buydu. Yani bunun devam edip etmemesi ile ilgili kısım. Bunun dışında diğer unsurlara bakıyoruz işte Merkez Bankası'nın işaret ettiği evet, çekirdek enflasyon vurgusu burada da devam ediyor. Gördüğümüz kadarıyla.

"MERKEZ BANKASI KARAR VERİRKEN CARİ AÇIK KONUSUNA İŞARET EDİYOR"

Aynı zamanda çok daha önemli. Bir şey daha devam ediyor. Dikkat ederseniz o da Merkez Bankası’nın cari açıkla ilgili söylemi devam ediyor. Yani Merkez Bankası faiz indirim kararını verirken özellikle bu cari açık konusuna işaret ediyor idi. Bir önceki toplantıda bu toplantıda da bunun devam ettiğini görüyoruz. Yani gördüğümüz kadarıyla bu yüzde 5’lik cari açık hedefin altına inene kadar Merkez Bankası faiz kararında cari açığı ön planda tutacakmış gibi anlıyoruz. Buradaki karar metninden yani cari açık biliyorsunuz yüzde 5’in altına indirilmeye çalışılıyor. Yani sıfıra yaklaştırmaya çalışılıyor. Gördüğümüz kadarıyla Merkez Bankası bu karar metninde cari açığı net olarak ifade ettiğine göre, yani hala cari açıkta yüzde 5’in altı planlandığına göre bu yolla finansal istikrarın sağlanacağı anlayışı devam ettiğine göre o zaman biz diye biliyoruz ki hem biraz önceki söylediğim noktalarda hem de bu noktalardan. Aralık ayında da bu faiz indirimlerinin devam edeceğini net olarak görebiliyoruz. Gene orada Merkez Bankası'nın özellikle CDS dediğimiz ülke risk primleri ile ilgili bir vurgusu var. Geçen metninde de vardı bu ona da önem arz edilmiş. Yani bunun kurdaki oynaklık ile alakalı geçici olarak artıp azaldığı ama ilerleyen aşamada cari açıktaki denge sağlandığı zaman risk primlerinde otomatik olarak fiyat istikrarı ile beraber tekrardan aşağı yönlü ivmeleneceğini söylüyor Merkez Bankası.

Aynı zamanda tabii Merkez Bankası'nın döviz rezervleri ile ilgili de dikkat ederseniz önemli bir vurgu var. Yani buradaki artışın devam ettiği, bunun da daha çok reeskont kredileri yoluyla sağlandığını söylüyor. Merkez Bankası yani ihracatçılara verilen kredilerle daha çok bu rezervlerin arttığını söylüyor ki bu da çok çok önemli. Bu Merkez Bankası'nın söylemlerinin örtüştüğünü gösteriyor. Reeskontu artması cari açığın düşmesi bunlar aynı noktada hareket edilen. Kısımlar dolayısıyla bu dört unsur çok önem arz ediyor. Merkez Bankası bu dört unsuru da korumuş gördüğümüz kadarıyla. Diğer taraftan şunu da söylüyor, özellikle küresel boyutla ilgili hani hep tartışıyoruz, konuşuyoruz. Çünkü dünyada enflasyon çok ciddi bir sorun olmaya başladı. Amerika da bile 6.2 seviyeleri görüldü. 34 katı enflasyon var. Dolayısıyla Merkez Bankası buraya da işaret etmiş, tıpkı küresel piyasaların beklediği gibi. Bizim merkez bankamız da özellikle gelişmiş ülkelerdeki enflasyonun geçici olacağı arzlı sebeplerle olduğunu işaret ediyor. Yani Merkez Bankası şunu bekliyor, anladığımız kadarıyla bu geçici unsurları ortadan kalktığı zaman özellikle Amerika piyasasında, Avrupa piyasasında Türkiye’de o zaman talep koşulları eski normal haline dönmeye başlayacak. O zaman arz sıkıntıları giderilmeye başlayacak. Nitekim biz bunun işaretlerini iki günlük süreçte özellikle enerji fiyatlarında da görüyoruz.

Bakın enerji ile ilgili gelen bir haber yani orada arzın artırılacağı ya da mevcut olan stokların kullanılacağı ile ilgili gelen bir haber petrol fiyatlarının 83 dolarda yeniden 79 dolar seviyelerine çekti. Yani Merkez Bankası buna da işaret ediyor. Gördüğümüz kadarıyla Merkez Bankası özellikle küresel enflasyonun 2022 ortalarından itibaren tıpkı FED beklendiği gibi Amerika da beklendiği gibi düşeceğini düşünüyor. Aynı zamanda Türkiye'de enflasyonun 2022 ortalarından itibaren aşağı yönlü gelebileceğini hedeflemiş durumda Merkez Bankası. Biliyorsunuz Merkez Bankası bu yılın enflasyonu ile ilgili öngörüsünü yukarı taşımıştı. 18.1 seviyesine çekmişti, işte gelecek yılki öngörüsü de orta vadeli programda 12.1 oranında. Biliyorsunuz biraz daha altında. Yani bu öngörünün ama gördüğümüz kadarıyla Merkez Bankası bunu fiyatlıyor. Yani Merkez Bankası da gelişmiş ülke merkez bankalarında olduğu gibi Avrupa ve Amerika merkez bankasında olduğu gibi temmuz ayına doğru enflasyonun Türkiye'de de inişe geçebileceğini, özellikle de bu cari açık kapanma noktasına geldiğinde bunun fiyat istikrarını destekleyeceğini, bunun kurlar üzerinde de etkisi olacağını, böylelikle önümüzdeki dönemle ilgili beklentinin de buna göre belirleneceğini açıklamış durumda.

"EN ÖNEMLİSİ ARALIK AYINA DÖNÜK VURGU"

Ama söylediğim gibi en önemli vurgu aralık ayına dönük vurgu. Yani biz aralık ayında da Merkez Bankası'nın bir 100 baz puanda şu andaki veriler ışığında söylüyorum, bir 100 baz puan daha indirime rahatlıkla gideceğini söyleyebiliyoruz. Yani bu zaten hükümet ile Merkez Bankası'nın ortak bir kararı aslında politik bir karar gördüğümüz kadarıyla yani hükümet gördüğümüz kadarıyla sanayi sektörünün üzerindeki bu faiz baskısını indirmeye çalışıyor. Çünkü sanayi sektörü de bundan şikâyet ediyor biliyorsunuz. Dolayısıyla böyle 1 yol tercih edilmiş. Hükümetin bu yolu doğal olarak Merkez Bankası politikasıyla uyumlu olacağı için bundan sonraki süreçte hükümet ile merkez bankası gördüğümüz kadarıyla özellikle cari açık kanalıyla ve ucuz finansman sağlayarak bu işi yürütmeye bu işin önümüzdeki dönem içerisinde avantaja dönmesi için elinden gelen gayreti sarf ediyor. Çünkü beklenti eğer hükümetin beklediği gibi Merkez Bankası'nın beklediği gibi temmuz ayından itibaren Haziran ayından itibaren söylendiği yöne doğru evrilmeye başlarsa, yani küresel anlamda enflasyon risk olmaktan azalırsa bu risk olgusu Türkiye'de aşağı yönlü ivmelenmeye başlarsa o zaman bu politikanın sonuç getirip getirmediğini net olarak görebileceğiz. Yani bunun için enflasyonundaki aşağı yönlü düşüşü görmemiz gerekiyor.

Ama gördüğümüz kadarıyla Merkez Bankası da açık aslında ön görülebilir. Bu manada hükümette öngörülebilir çok açık olarak birinci elden biliyorsunuz. Sayın Cumhurbaşkanı dün dile getirdi. Faizin yüksek olmasına karşıyım. Bu iş dünyası üzerinde büyük bir yüktür. Bunu hafifletmeyi düşünüyoruz diye bu politikaya açık olarak aslında ön görülebilir bir şekilde ortaya koydu. Zaten piyasanın beklentisi de bundan dolayı faiz indirimine dönük oluyor. Tabi ki yani hem hükümet kanalından faizin indirileceği anlayışı ortaya konuluyor. Net olarak öngörülebilir bir şekilde hem de Merkez Bankası ana noktalar işte çekirdek enflasyon, manşet, enflasyon. Enflasyon artı diğer ülke risk primleri, finansal istikrar ve cari açık olduğuna göre o zaman bundan sonraki süreçte biz bu işin devam ettiğini görebileceğiz.

"100 BAZ PUANI PİYASA BEKLİYORDU"

Tabi piyasanın beklediği bir karardı 100 baz puanlık karar dolayısıyla kurlar üzerindeki oynaklık zaten bu 100 baz puana göre fiyatlanmış idi. Daha öncesinde benim nispeten gelişeceğini düşünüyorum. Bu karardan sonra kurlar üzerindeki baskının birazda olsa ancak şunu unutmamak lazım, asgari ücret konusu çok ayrı bir konu hükümetin orada bir taahhüdü var. Sayın bakanın asgari ücretliyi kesinlikle enflasyona ezdirmeyiz şeklindeki taahhüdü var. Artı işverenlerin bu sene müjdeli bir haberi vereceğiz şeklindeki taahhüdü var. Dolayısıyla bizlerde bu taahhütleri gördüğümüzde o zaman diyoruz ki üçlü bas senaryodan üst limitte olanı mutlaka uygulayacaklarıdır. Yani o piyasanın beklendiği rakamların üstüne beklenen kısmı uygulanacak diye düşünüyorum ben. Yani bunu hem vergi avantajıyla sağlayacak hükümet hem SGK indirimleriyle sağlayacak. Gördüğümüz kadarıyla hem de işveren payındaki düzenlemeler ile sağlayacak. Ama şunu söyleyebiliriz, yani bu 100 baz puanlık indirim iyileştirmeye dönük olarak piyasayı rahatlatmaya dönük olarak gözüküyor. Dolayısıyla taahhüt edilen şekilde asgari ücretin de ben üst limitten artırılacağını düşünüyorum. Yani bu olumlu bir durum diye düşünüyorum asgari ücret açısında.

Piyasalar Merkez Bankası'nın faizle ilgili kararını satın almıştı. Kurda bu çerçevede bir hareketlilik yaşandı. Bir önceki Para Politikaları Kurulu toplantısında son iki ayda faiz indirimine yönelik bir hareket alanından bahsediliyordu. Öngörümüze göre faizi yıl sonunda 14'le kapacağımız yönünde. İş dünyasına daha düşük finansman sağlanması amacıyla bu yönde bir karar alındı. Bundan sonra kamu bankaları aracılığıyla iş dünyasına yönelik kredilerde bir artış görebiliriz. Evet, bu faiz kararı kredi faizlerinde de düşüşe neden olabilir. Özellikle de kamu bankaları öncülüğünde bir kredi faizi indirimi söz konusu olabilir. Merkez Bankası bu faiz indirimini geleceğe yönelik beklentiler çerçevesinde yapıyor. Merkez Bankası'ndan bankaların borçlanması faizi düştüğüne göre bankalar Merkez Bankası'ndan daha düşük faizle borç alacağı ve vereceği kredileri de daha düşük faizle vereceği tahmin ediliyor.